YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21843
KARAR NO : 2015/31648
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/155538
MAHKEMESİ : Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2012
NUMARASI : 2008/221 (E) ve 2012/54 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1-Suç tarihinde medikal tıbbi malzeme alım satımı ile uğraşan sanığın, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hastalar Ö.. U.., Z.. Ö.. ve İ.. U..’un yapılan ameliyatlarında kullanılan malzemeleri tedarik ettiği, ancak hastane doktorları tarafından
düzenlenen reçetelerdeki malzemeleri teslim etmediği halde teslim etmiş gibi faturalandırdığının iddia edildiği olayda; sanığın aşamalarda; kendisinin faturada gösterilen tıbbi malzemeleri tedarik ederek hastaneye teslim ettiğini, ameliyat sırasında doktorların başka bir malzeme kullanıp kullanmayacağını bilemeyeceğini, kendisinin bunda bir sorumluluğunun bulunmadığını savunması; Ö.. U.. ve Z.. Ö..’e ait reçetelerde imzası bulunan doktor O.. K..’nın müfettişte, bu malzemelerin ameliyatta kullanıldığını, duruşmada ise o tarihte asistan olduğu için hangi malzemenin kullanıldığı konusunda tam bilgisinin bulunmadığını, prosedür gereği asistanlara imza attırıldığını belirtmesi, İ.. U..’a ait reçetede imzası bulunan doktor M.. C..’ün müfettişte, kendisinin ameliyata girmediğini, ameliyat ekibinin belirttiği reçeteyi imzaladığını ve reçetede bu malzemelerin kullanıldığının yazdığını beyan etmesi, mahkeme tarafından fatura ve reçetelerde belirtilen tıbbi malzemelerin ameliyatlarda kullanılıp kullanılmadığı yönünde bilirkişi raporunun alındığı ancak bu raporun doktor olmayan mali müşavir, Sayıştay denetçisi ve iktisatçı bilirkişiler tarafından düzenlendiği, ameliyatı yapılan hastalarla ilgili reçete, rapor ve tıbbi belgeleri düzenleyen öğretim üyesi ve görevlisi olan kişilerle ilgili Yüksek Öğretim Kurumunca men-i muhakeme kararının verildiği ve bu kararın Danıştay 1. Dairesince de onandığının dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; hastalara ait “Malzeme Kullanıldı Raporları”nda bulunan malzeme küpürlerinin seri numaralarından, bu malzemelerin sanık tarafından alınıp alınmadığının ilgili malzeme üreticisinden sorulması, ameliyatı gerçekleştiren doktorların tanık sıfatıyla dinlenilip faturalarda belirtilen tıbbi malzemelerin kullanılıp kullanılmadığı yönünde beyanlarına başvurulması, ayrıca ilgili öğretim üyeleri hakkında verilen men-i muhakeme kararı dosyasının getirtilerek incelenmesi, belirtilen tıbbi malzemelerin ameliyatlarda kullanılmadığının ne şekilde tespit edildiğinin ilgili kurumdan sorulması ve bu konuda alanında uzman doktor kişilerden yeniden bilirkişi raporu alınmasından sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sanığın doktorların düzenlediği reçete ve belgelerdeki sahteciliğe ne şekilde iştirak ettiğine dair kanıtların neler olduğu gösterilip tartışılmadan mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı
Kabule görede;
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.12.2015
gününde oybirliği ile karar verildi.