YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22215
KARAR NO : 2015/29866
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2013/233171
MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/04/2011
NUMARASI : 2008/673 (E) ve 2011/148 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
I-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelemesinde:
Dosya arasında aslı bulunan sahte düzenlenmiş nüfus cüzdanının heyetimizce incelemesinde fotoğraf üzerinde bulunan soğuk damganın belge üzerinde devam ettiği, belgenin aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki B bendinin 1. fıkrasındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yeralan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yeralan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı görülmekle hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasında 53. maddenin tatbikine ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanığın başkasına ait kimliğin kullanılması suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelemesinde:
1-Sanığın; uyuşturucu ticareti suçundan yakalandığında kolluk görevlilerine kendisini “E.. B..” olarak tanıtıp bu kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında; beyan ettiği kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olması halinde eyleminin TCK’nun 268/1. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen başkasına ait kimliği kullanma; bildirdiği kimlik bilgilerinin hayali bir isme ait olduğunun anlaşılması halinde ise, anılan yasanın 206/1. maddesi kapsamında “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşacağı, bulunması halinde E.. B..’ya da davanın bildirilmesi gerektiği gözetilmeden, kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olup olmadığına dair herhangi bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde iftira suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yeralan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yeralan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen
hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanığın gerçek kimliğinin, kardeşi N.. D..’un ifadesi sonucunda tespit edilmesi nedeniyle iftira suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı gözetilmeden TCK’nun 269/1. maddesinin tatbiki,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza
miktarı yönünden kazanılmış hakların korunmasına, 20.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.