YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3227
KARAR NO : 2015/22832
KARAR TARİHİ : 25.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
… Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2006 günlü iddianamesi ile sanık hakkında “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçundan da dava açılması nedeniyle mahallinde hüküm kurulması ile emanetin 2006/754 sırasında kayıtlı eşyalarla ilgili karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Olay tutanağı, temyize gelmeyen sanık …’in mahkeme beyanı dikkate alındığında sanık …’nun resmi belgede sahtecilik suçunun asli faili olduğu gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu yardım eden sıfatıyla eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın daha önce bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi suretiyle hakkaniyete aykırı, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacak biçimde önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmalarının mümkün bulunmadığı bu nedenle gerçekte alması gereken ceza miktarı itibari ve mahkemenin subjektif kriter olan kanaate dayanarak değerlendirdiği 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5. maddesinden yararlanamayağı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususa yönelen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.