Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/5317 E. 2015/27519 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5317
KARAR NO : 2015/27519
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/77302
MAHKEMESİ : Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/06/2010
NUMARASI : 2007/1402 (E) ve 2010/379 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, hırsızlık

Gerekçeli karar başlığında suç tarihi bölümüne “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden “24/02/2006” tarihinin mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
1- Sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belgelerin (sürücü belgesi, 2 adet plaka, 1 adet sahte trafik belgesi, 1 adet sahte tescil belgesi ve 1 adet sigorta poliçesi) getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili olarak, şikayetçi 31.12.2005 tarihli beyanında olaydan bir gün önce 16:30 sularında aracını ikamet ettiği adres önüne park ettikten sonra eve gittiğini, 01.00 sıralarında uyuduğunu, sabah 08:00 sıralarında kalktığında park ettiği araç ile salonda komodinin üzerinde bırakmış olduğu araca ait ruhsat ve anahtarının yerinde olmadığını fark ettiğini ifade etmesi, olay günü İstanbul İlinde güneşin saat 16:49’da battığının, 07:25’te ise doğduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 6/1-e. maddesi uyarınca gece vakti deyiminden güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresinin anlaşılması gerektiği de gözetilerek, suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan, TCK’nun 143. maddesi uygulanarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
25.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.