Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/5783 E. 2015/509 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5783
KARAR NO : 2015/509
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında TCK.nun 58. maddesi hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık …’ın müdürü olduğu şirketin 02.08.2004 tarihinde tasfiye sürecine girdiği ve sanık…’ın tasfiye memuru olarak atandığı, her iki sanığın yapılan tebligatlara rağmen şirketin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyerek atılı suçu işlediklerinin iddia ve kabul olunması, yapılan incelemede, şirketin tasfiye sonucu 13.12.2005 tarihinde mükellefiyetine son verildiği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanıkların hukuki sorumluluklarının açıkça tespit edilmesi bakımından, tasfiye sürecinde, defter ve belgelerin tasfiye memurluğu ile birlikte sanık …’a teslim edildiğine, tasfiye süreci sonucunda ise sanık …’nin ibra edilip edilmediğine ve defter ve belgeleri saklama yükümlülüğünün kime verildiğine dair sürece ilişkin tüm bilgi ve belgeler (ortaklar kurulu kararı, ticaret sicili gazetesi vs.) araştırılıp temin edilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında, mahkemece “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi halinde sanığın ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirileceğine” denilerek infaz aşamasını da kısıtlayacak şekilde hükümler tesis edilmesi,
b)5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yeralan hak yoksunluğunun sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden, fıkranın tamamını kapsar biçimde yazılı şekilde hükümler kurulması,
c)5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, defter ve belge gizlemek suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gibi ertelemeye göre daha lehe sonuçlar doğuran hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun öncelikle değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, geçmiş hükümlülüğü bulunmayan ve hükmolunan cezası, suç tarihinden sonraki davranışları dikkate alınarak cezasının tecili halinde bir daha suç işlenmeyeceği kanaati ile ertelenen sanık … hakkında yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.