Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/12743 E. 2015/19231 K. 17.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12743
KARAR NO : 2015/19231
KARAR TARİHİ : 17.02.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak, güveni kötüye kullanmak, şantaj, konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit, hakaret
HÜKÜM : 1- Sanığın sahtecilik, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak, güveni kötüye kullanmak ve şantaj suçlarından ayrı ayrı beraatine,
2- Sanığın konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit, hakaret suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine ve her suçtan ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına

I – Sanık hakkında tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal ve hakaret suçlarından kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, vaki isteminin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II – Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III – Sanık hakkında dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma, şantaj suçlarından kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma, şantaj” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihlerden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği

anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.