Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/16189 E. 2015/32048 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16189
KARAR NO : 2015/32048
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat sanık .. hakkında mahkumiyet

1-Sanık …’nun, hakkındaki memurun resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün tespiti esnasında, sanığın üye kayıt defterindeki sahtecilik eylemlerinin farklı tarihlerde yapıldığına dair delil olmaması nedeniyle aynı tarihte yapıldığının kabulü gerektiği cihetle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun şartlarının gerçekleşmeyeceği ve bu halde 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacak olması nedeniyle sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğu ve mahkumiyetin yasal sonucu olan hak mahrumiyetleri kararda gösterilmemiş olsa bile kazanılmış hakka konu olmayacağı nazara alınarak; hüküm fıkrasından 765 sayılı TCK’nun 339/1. maddesi çıkartılıp yerine 5237 sayılı TCK’nun 204/2. maddesinin eklenmesi, teselsüle ilişkin 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinin uygulamasına ilişkin bölüm tümden çıkartılıp, 765 sayılı TCK’nun 59. maddesi yerine 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesi yazılarak ve sonuç 2 yıl 11 ay hapis cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve hüküm fıkrasına “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına” paragrafının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin sanık .. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı TCK’nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca sanığa yüklenen ”memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zaman aşımını kesen sebepler yönünden lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, son kesici işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 11/05/2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün; 5320 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 Sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 21/12/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.