Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/17147 E. 2016/2604 K. 23.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17147
KARAR NO : 2016/2604
KARAR TARİHİ : 23.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

I-Dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Borcuna karşılık katılanlara sahte senetleri vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında açılan kamu davasında, suça konu bonolardaki matbu kısımlar hariç tüm yazı ve rakamların el yazısı ile yazılmasına rağmen tanzim tarihlerinin kaşe ya da numaratör gibi bir aletle basılmış olması karşısında, suç tarihindeki Türk Ticaret Kanununun 688. maddesine göre düzenleme tarihi bononun zorunlu unsurlarından olup suça konu belgelerdeki düzenleme tarihinin belgelerin katılana verilmesi esnasında bulunmadığının tespiti halinde, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı cihetle, belgelerde yer alan tanzim tarihinin baştan beri bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı;
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.