Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/17885 E. 2015/32118 K. 23.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17885
KARAR NO : 2015/32118
KARAR TARİHİ : 23.12.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
NUMARASI : 2010/145 (E) ve 2012/1039 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre sanığın duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
1- İhbar üzerine yapılan aramada sahte plaka ve tescil belgeleri oluşturulmuş çalıntı aracın ele geçtiği iddiası ile açılan davada, suça konu aracın tamir için sanık …. tarafından protokol ile beraat eden diğer sanıklara bırakıldığının kabul edilmesine rağmen, protokol üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde yazı ve imzanın bu sanığın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, duruşmada hazır olan diğer sanıkların aracı getiren şahsın başka bir Sebahattin olduğu yönünde beyanları da dikkate alınarak sanıklar hakkında suça konu araç nedeniyle, hırsızlık suçundan.. Cumhuriyet Başsavcılığı 2008/107556-1490 karar numarası ile tefrik edilip 04.07.2008 tarihli karar ile … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dosyanın akıbeti araştırılıp, dava açılmış ise dosyası getirtilip incelenerek davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin alınarak elde edilen tüm deliller değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmayıp, TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK’nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Suça konu plakaların dosyada delil olarak saklanması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine hükmolunması,
4-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.