Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/18679 E. 2016/3020 K. 31.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18679
KARAR NO : 2016/3020
KARAR TARİHİ : 31.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, hakkı olmayan yere tecavüz ve ölümle tehdit, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

I-Sanık müdafiinin mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkemece doğrudan hükmedilen 500,00 TL adli para cezasına dair hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin özel belgede sahtecilik, hakkı olmayan yere tecavüz ve ölümle tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1-Hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan mahkemenin 2012/151 E.2012/547 k. sayılı dosyasında verilen 6 ay hapis cezası üzerinden TCK’nun 43. maddesi uyarınca yapılacak ¼ artırımla 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken 1 ay hapis olarak belirlendikten sonra bu hataya bağlı olarak sonuç adli para cezasının da eksik belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini ,
2-Özel belgede sahtecilik ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerde ”Sanığın geçmişi, sabıkasız oluşu, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları” nedeniyle TCK’nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim uygulanmasına karşın ”sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği, eylem anı ve sonraki davranışları” nazara alınarak, sanık hakkında kısa süreli hapis cezasının TCK’nun 50. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilerek gerekçede çelişkiye neden olunması yasaya aykırı,
3-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındakiler için hapis cezasının infazı tamamlanana kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 31.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.