YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21769
KARAR NO : 2016/1165
KARAR TARİHİ : 17.02.2016
MAHKEMESİ : …. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Şikayetçinin 21.09.2012 günlü talimat mahkemesinde ifade verdiği sırada katılma talebinde bulunmasına rağmen bu hususta bir karar verilmeksizin dosya karara bağlanmış ise de katılma talebinin CMK’nun 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle, aynı maddenin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak suçtan zarar gören şikayetçinin davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın çalıştırmış olduğu iş yerinden, katılan adına, bilgisi ve rızası dışında sahte abonelik sözleşmesi düzenlenilerek 4 adet gsm hattının alındığının iddia olunması, sanığın soruşturma aşamasında, kendisinin sözleşme düzenlemediğini, alt bayilerden gelen taleplerle aktivasyon yaptığını, mahkemede ise olay tarihinde öğretmen olarak görev yaptığını sözleşmelerin hazırlanması ve aktivasyonlarında yer almadığını savunması, gsm operatörünün 02.12.2011 günlü yazısında abonenin …….. TC kimlik numaralı ….. olduğunun, önceki tarihli yazısında ise abonenin …… TC kimlik numaralı ……. olduğunun belirtilmesi, 03.04.2012 tarihli …….. …….. Kriminal Daire Başkanlığının ekspertiz raporunda “….. adına abonelik başvuru formları üzerinde atılı bulunan imzaların ……. eli ürünü olabileceğinin” ifade edilmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi bakımından, GSM operatöründen sorularak abonelik bilgileri arasındaki çelişki giderilip, alt bayi olarak belirtilen ….. bayi kodlu …… de faaliyet gösteren …… yetkilisi ile ……’ın olaya ilişkin bilgisine başvurularak, sözleşme üzerindeki yazı ve imzaların …….., ….Ticaret sorumlusu ile sanığa aidiyeti hususunda Adli Tıp incelemesi yaptırılıp, eylemin sübutu halinde hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve ….. sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulup elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.