YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6601
KARAR NO : 2016/3323
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesindeki “Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır. Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmü yer almaktadır. Yasa, mahkumiyet dışındaki kararlarda sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır.
15.12.2010 tarihli iddianame ile doktor olan şüphelinin, 2006-2007 yılları arasında …. Polikliniğinde mesul müdür olarak görev yaptığı sırada anılan özel poliklinikte muayene olan hastalar için düzenlenmiş faturalar ve hasta takip formlarında; bir kısım hastalara verilmiş tahlil ve tetkik hizmetlerinde fazla ücret tahakkuk ettirdiği, sadece muayene hizmetleri alan bir kısım hasta faturalarında da hastalara tahlil ve tetkik yapılmadığı halde yapılmış gibi tahlil ve tetkik ücreti tahakkuk ettirerek farklı tarihlerde düzenlemiş olduğu sahte fatura ve hasta takip formlarını ödemeyi yapacak olan ilgili kurumlara göndermek suretiyle şüphelinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyerek resmi belgede sahtecilik ve bu belgelerle müşteki kurumun zararına, çalıştığı kurum ve kendisi lehine de menfaat sağlamak kastıyla atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiğinden bahisle eylemine uyan TCK’nun 210. madde delaleti ile 204/2, 43, 53 ve 158/1-e, 35, 43,53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı; iddianamede her ne kadar sanık hakkında sahtecilik suçu yönünden sevk maddesi olarak TCK’nun 204/2. maddesi gösterilmiş ise de; iddianamedeki anlatım ve tavsife göre, …. Polikliniğinde görev yaptığı sırada farklı tarihlerde sahte fatura ile hasta takip formu düzenleyen ve kamu görevlisi olmayan doktor sanığın sahtecilik eyleminin TCK’nun 210. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca, maddede belirtilen özel sağlık mesleği mensuplarının sahtecilik eylemlerinin, fıkranın ikinci cümlesindeki koşulun gerçekleşmesi halinde devamlılık gösteren daire kararlarında da açıklandığı üzere kamu görevlisi olmaması nedeniyle (bu yönde Dairemiz dışında Yüksek 21. Ceza Dairesinin 28.12.2015 gün 2015/13365-6682 E,K, 18. Ceza Dairesinin 01.07.2015 tarih 2015/3449-3800 E,K ve 15. Ceza Dairesinin özel hastane doktoru tarafından düzenlenen belgenin özel belgede sahtecilik olduğuna ilişkin 01.12.2014 gün 2013/4106 E., 2014/20090 sayılı kararı) ancak TCK’nun 204. maddesinin 1. fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve iddianamede TCK’nun 204. maddesinin 2. fıkrası kapsamında bir kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik eyleminden dolayı açılmış bir dava bulunmaması karşısında; TCK’nun 158/1-e maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunun ceza miktarına, tebliğname tarihine, iddianamedeki tavsife, hükümlerin konusuna, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi’ne ait olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.