YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9819
KARAR NO : 2015/31848
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
Tebliğname No : 11 – 2013/16232
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/10/2012
NUMARASI : 2012/482 (E) ve 2012/13 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
I-Sanıklar E.. K.. ve T.. G.. haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar E.. K.. ve T.. G.. hakkında Mahkemenin 09/04/2009 tarih, 2007/454 Esas ve 2009/2009 Karar sayılı ilamı ile dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerinin temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, aynı suçtan yeniden kurulan 04/10/2012 tarihli hükümlerin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduklarından katılan vekilinin sanıklar E.. K.. ve T.. G.. hakkında kurulan 04/10/2012 tarihli hükümlere yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar E.. K.. ve M.. K.. haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Türk Ticaret Kanunu uyarınca bononun zorunlu unsurlarından olan “tanzim tarihinin” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı cihetle, dosyada fotokopileri bulunan ve sanık E.. K.. tarafından sahte olarak düzenlendiği iddia olunan 10/01/2005 ve 25/01/2005 tarihli suça konu senetlerde tanzim tarihinin bulunmadığı, bu itibarla suça konu belgelerin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğu ve sanığın bu belgeleri düzenlemekten ibaret eyleminin de hüküm tarihi itibari ile zamanaşımı gerçekleşen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı anlaşılmakla tebliğnamedeki 3 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık E.. K..’a yüklenen “özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık” ile sanık M.. K..’a yüklenen
”dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmasına karşı sanıklar hakkındaki kamu davalarının CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
2-1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesinde yer alan “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında sanık E.. K.. hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımının gerçekleştiğinden düşürülmesine karar verilmiş olunması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321’nci maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama
yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “kamu davasının müsnet suçlar yönünden zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına” ibareleri çıkarılıp yerine “kamu davalarının CMK’nun 223. maddesi gereğince düşürülmesine” yazılması ve sanık E.. K..’a vekalet ücreti verilmesine ilişkinin kısmın çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.