YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1309
KARAR NO : 2015/25523
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
… Bakanlığı … İşleri Genel Müdürlüğünün 03.02.2015 gün ve 2014-2740/7794 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.02.2015 gün ve KYB. 2015/54246 sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/04/2014 tarihli ve 2011/108131 soruşturma, 2014/30643 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 18/06/2014 tarihli ve 2014/1286 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
…. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi doktorlarından şüpheli … ve sorumlu diğer personeli hakkında sahte ‘aydınlatılmış hasta onam formu’ düzenledikleri iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu bahse konu belgenin şüpheli … Doktor …’ün eli ürünü olmadığı anlaşılmakla, sahtecilik suçunu işlemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müşteki tarafından sahte olarak tanzim edildiği iddia edilen (3), (5) /01/2011 tarihli aydınlatılmış hasta onam formundaki imza ve yazıların Müteveffa … eli ürünü olmadığı hususunun bilirkişi tarafından düzenlenen 14/04/2013 tarihli rapor ile tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla, ameliyata katılan doktor ve diğer hastane personelinin kimler olduğu tespit edilmediği, şüpheli doktorun bahse konu belgeyi müteveffaya doldurması için verdiği sırada hastanın yanında eşi ve yakınlarının da olduğunu beyan etmiş olması karşında, müteveffa eşinin ve ameliyat öncesi hastanede olan yakınlarının dinlenerek sonuca göre karar verilmesi gerektiği gibi, ameliyata katılan diğer doktorların ve ilgili hastane personeline yönelik soruşturma yapılması gerekirken bunun da yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; müştekinin, … Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesi’nde ameliyat olduktan sonra vefat eden babası Cemal Sunalı’ya imzalatılmış gibi görünen “aydınlatılmış hasta onam formu”nu sahte olarak düzenlendiklerinden bahisle Dr. … ve sorumlu diğer personel hakkında suç duyurusunda bulunduğu, olayla ilgili ifadesine başvurulan şüpheli Dr. …’ün, ameliyata katılmamakla birlikte öncesindeki ve sonrasındaki takipleri kendisinin yaptığını, suça konu formu, yanında eşi ve yakınları olduğu halde hastaya imzalaması için verdikten sonra işleri nedeniyle ayrıldığını, imzanın orada bulunan herhangi bir kişi tarafından atılmış olabileceğini ileri sürmesi, belge üzerindeki yazı ve imzaların müteveffaya ait olmadığının tespit edildiği 14.04.2013 tarihli bilirkişi raporunun belge aslı üzerinden düzenlenmiş olmasına rağmen, 28.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda fotokopi üzerinden inceleme yapılarak müteveffa adına atılı bulunan imzaların Dr. … eli ürünü olmadığının belirlenmiş olması karşısında, şikayetin şüpheli Dr. … yanında diğer sorumlu personeli de kapsadığı gözetilerek, gerek ameliyata katılan gerekse diğer takip işlerini gerçekleştiren personel ile müteveffanın ameliyat öncesi yanında bulunan yakınları tespit edildikten sonra, bu kişiler ve şüphelinin eşi dinlenildikten, suça konu belge üzerindeki yazı ve imzaların bu kişilerin eli ürünü olup olmadığı da belge aslı üzerinden yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, fotokopi belge üzerinden yapılan bilirkişi incelemesine dayanılarak, imzanın şüpheliye ait olmadığından bahisle, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinde isabet bulunmadığından, bu karara vaki itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmekle, … Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nca verilen 28.04.2014 gün ve 2011/108131 soruşturma, 2014/30643 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2014 gün ve 2014/1286 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 16.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.