YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3188
KARAR NO : 2016/7577
KARAR TARİHİ : 16.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, 6136 sayılı yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
I-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı yasaya muhalefet ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin yapılan uygulamada, 5237 sayılı TCK’nun 265. maddenin 4. fıkrası uyarınca “suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır” hükmü dikkate alınmadan eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, oluş ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
TCK’nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda, devriye ekiplerince şüphe üzerine yapılan aramada, sanığın görevlilere “…” adına düzenlenmiş, kendi fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanını ibraz ettiği; ancak görevliler kontrol ederken kaçtığı, yapılan takip ile yakalandığı ve gerçek adını söylediği, … adına herhangi bir evrak düzenlenmediği anlaşıldığından başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.