YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3906
KARAR NO : 2016/7098
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Asıl karar: Mahkumiyet
Ek karar : Temyiz isteminin reddi
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, yoklukta verilen kararın vekil yerine asıla tebliğ edilmesi nedeniyle 21.10.2014 tarihli ek karar kaldırılarak; sanık ve müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1- Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemiş olması halinde CMK’nun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilebilmesi için; deneme süresi içinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmiş olmasının gerektiği, dosya kapsamına ve Uyap üzerinden yapılan incelemede sanığın deneme süresi içerisinde işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçundan … 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.07.2013 tarih 2013/16 esas 2013/678 karar sayılı ilamının Yargıtay aşamasında olduğu anlaşılmakla, kararın usule uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediği sorulup gerekirse dosya getirtilip incelendikten sonra hukuki durumun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
2- Kabule göre;
a- Sanığın iş yerinde bulunan elektrik sayacının mührünü bozduğundan açılan davada; suçlamayı kabul etmeyerek mührün bulunmadığını savunması karşısında, mühürleme tutanağını düzenleyen mümziler dinlenip, fiilen mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 20.10.2016 tarih 2015/3906 Esas, 2016/7098 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten kısmen muhalifim.
Hükmün açıklanması suretiyle verilen sanık … hakkında dairemizin (1) nolu bozma kararı deneme devresi içinde işlenen eylemle ilgili verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmaması sebebi ile ihbarın dayanağı … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2013 tarih 2013/16 Esas 2013/678 Karar sayılı dosyasının getirtilip incelenmesine ilişkindir.
Dolayısıyla hükmün açıklanmasının şartlarının oluşup oluşmadığı gerekçesine dayanmaktadır. Bu gerekçe tüm daire üyelerinin üzerinde uzlaştığı bir bozma gerekçesidir.
Ancak bozma kararının 2/a bendinde ise esasa girilerek “Mühürleme tutanağını düzenleyen mümzilerin dinlenip fiilen mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri..” denilerek eksik araştırmaya dayalı ikinci bir bozma kararı daha verilmiştir.
Oysa CMK’nun 231/11. maddesinde hakkında HAGB uygulanan sanıklarla ilgili olarak “ Deneme süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin hükümlülüklerine aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevirme karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Buna göre hükmün açıklanmasının şartları oluştuğundan yetkili ve görevli mahkeme hükmü açıklamakla ya da hükümlülüklerini yerine getiremeyen sanıkla ilgili olarak kısmen çektirme, erteleme ya da seçenek yaptırımlara çevirme şeklinde yeni bir hüküm kurmaya yetkilidir. Dolayısıyla ancak açıklanma koşulları oluştuktan sonra açıklanan yeni hükümle ilgili olarak esastan inceleme yapılması mümkündür.
Bozma kararından sonra bozmaya uyan mahkeme hükmün açıklanmasının şartlarının oluşup oluşmayacağını denetleyecek şartları yoksa açıklanmasına yer olmadığına, şartları varsa hükmün açıklanmasına karar verebilecektir. Sayın çoğunluğunun 2/a bendinde belirtilen bozma gerekçesindeki hususlara bozmaya uysa dahi giremeyecektir.
Bu kapsamda bozma kararının esasa ve eksik incelemeye ilişkin 2/a bendindeki bozma gerekçesine muhalifim. 20.10.2016
…