YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5433
KARAR NO : 2015/28656
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
Tebliğname No : 11 – 2014/40671
MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2013
NUMARASI : 2012/307 (E) ve 2013/289 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Olay tarihinde gümrük müşaviri olan sanık C.. Ö.. ile diğer sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle 21.07.2003 günlü gümrük giriş beyannamesinin sahte olarak düzenlenmesini sağladıklarının iddia ve kabul edildiği olayda, 04.11.1999 gün ve 23866 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp 04.02.2000 tarihinden geçerli olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun geçici 6. madde 6. fıkra hükmüne göre “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü karşısında; gümrük müşaviri olan sanık C.. Ö..’in görevi gereği imzaladığı belgeler nedeniyle üzerine atılı suçun sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 339/1. (5237 sayılı TCK’nun 204/2.) maddesinde yaptırıma bağlanan memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, memur olmayan diğer sanıkların da bu eyleme iştirak ettiğinin kabulü gerekeceği ve bu suç bakımından zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca
istem gibi BOZULMASINA, ancak sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının; sanıkların sorgularının yapıldığı 18.05.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla 1412 sayılı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.