YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5490
KARAR NO : 2016/4963
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında 16.10.2012 tarihli mühürleme işlemi ile işyerinin kapatılmasına rağmen 28.01.2013 tarihinde yapılan kontrolde mührün kırılıp faaliyete devam edildiği iddiası ile açılan kamu davasında, dosya arasında aynı yer ile ilgili birden fazla mühürleme ve mühür fek tutanağının bulunması, UYAP sorgusunda sanığın 31.12.2012 tarihli mühür bozma eylemi nedeniyle hakkında 08.12.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açılması ve dosyanın derdest olması karşısında; zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti bakımından; yukarıda belirtilen dava dosyasının ve dosya arasındaki tutanaklar ile ilgili dava açılıp açılmadığı tespit edilip var ise getirtilip incelenerek, incelenen dosyanın iddianame tarihleri ile iddianameye konu tutanak tarihleri tespit edilip, aynı suç işleme kararıyla işlenen mühür bozma eylemleri nedeniyle birden fazla açılan davalarda hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin düzenlenme tarihi itibariyle kapsadığı eylemler belirlenerek teselsül hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, suç tarihleri de nazara alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-TCK’nun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesine rağmen aynı Yasanın 50/2. maddesi hükmüne aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
3-5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada sanığa ait kaydın suç tarihi itibariyle yasal yönden engel oluşturmayan ”Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ”ilişkin olduğu, mahkumiyet hükmü niteliğinde bulunmadığı ve mühür bozma eylemi nedeniyle somut bir zarardan söz edilemeyeceği de gözetilerek hukuksal durumlarının belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “Sanık hakkında benzer şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden” denilmek suretiyle yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.