YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5752
KARAR NO : 2016/7696
KARAR TARİHİ : 21.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi beldede sahtecilik, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık …’ın sahte … kimliği ile katılan …’tan araç kiraladığı, katılan …’a araç satarken ise … kimlik bilgileri ile sahte nüfus cüzdanı oluşturup noter satış belgesi düzenlenirken bu kimliği kullandığı, gerçekleştirilen eylemlerin ve kullanılan sahte belgelerin farklı olduğu, sanıkların yenilenen suç işleme kararı ile ikinci eylemi gerçekleştirdikleri, bu nedenle iki katılana karşı ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğu, zincirleme suç hükümlerinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanıkların katılan …’a karşı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik eylemleri ile sanık …’ın katılan …’a yönelik dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan …’a karşı dolandırıcılık suçunun işlenmesi sırasında nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılmış olması nedeniyle eylemin TCK 158/1-d. maddesine uyan suçu oluşturmasına rağmen TCK 157. maddeden hüküm kurulması ve TCK 157. maddeden hüküm kurulurken de elde edilen menfaat gözönüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken alt sınırdan ceza tayini ile eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçların sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık …’ın katılan …’a yönelik özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanık …’ın alınan beyanında diğer sanığın katılan …’tan araç kiralaması sırasında olay yerinde bulunmadığını ve olaya iştirak etmediğini savunması, katılan …’ın da ifadesinde dükkanına sanık …’ın tek başına geldiğini söylemesi ve sanık …’in olay yerinde olduğuna ilişkin herhangi bir beyanının olmaması karşısında, sanık …’in olaya iştirak ettiğine ilişkin diğer sanık …’ın atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında delil bulunmadığı anlaşılmakla atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.