Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/6006 E. 2016/7667 K. 21.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6006
KARAR NO : 2016/7667
KARAR TARİHİ : 21.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Katılanın kimlik bilgileri kullanılarak sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia olunan sanığın savunmasında, bahse konu hattın yetkilisi olduğu … İletişim isimli işyerinde düzenlenmediğini, kendisinin üst bayi olduğunu, buna karşılık sözleşmelerin alt bayilerde düzenlendiğini, suça konu hattı düzenleyen alt bayinin İlhan İletişim isimli işyeri olduğunu tespit ettiğini beyan etmesi, …İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin sanığın savunmasını doğrulayan 11/07/2013 tarihli cevabi yazısı karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, İlhan İletişim isimli işyeri yetkilisinin dinlenilmesi, suça konu hattın kendisine ait işyerinde düzenlenip düzenlenmediğinin ayrıntılı olarak sorulması, abonelik sözleşmesi üzerindeki bilirkişi raporu ile katılana ve sanığa ait olmadığı tespit edilen imzaların, tanığa ait olup olmadığının araştırılması, tanığa ait olmaması halinde bu işyerinde suç tarihinde çalışanların imza incelemelesinin yaptırılmasından ve sözleşme düzenlenirken sahte kimlik kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesinden sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve önödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.