YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7475
KARAR NO : 2017/1356
KARAR TARİHİ : 27.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında, katılan …’a ait çalıntı … plaka sayılı aracı, … sayılı sahte plakaları takarak kullandığı ve bu araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, sahte olduğu iddia edilen Adli Emanetin 2013/5531 sırasında kayıtlı plakalar incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan ve buna ilişkin bilirkişi raporu alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sahte plakaların takılı olduğu katılana ait çalıntı araç içerisinde sanığın DNA’sının bulunduğu montun elde edilmesi gerekçesine dayalı olarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına karşın, suç delili olan ve üzerinde sanığın kanı bulunan montun kaza sonrasında bagajda bulunması, araçla kaza yapan şahsın olay yerinden kaçması nedeniyle kimliğinin olay sonrasında tespit edilmesi, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı olarak, tekstil işinde çalıştığını, bu nedenle fazla kıyafeti olduğunu, bu kıyafetlerin bir bölümünü arkadaşlarına verdiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; çalıntı araçla birlikte kazaya karışan diğer araç sürücüsü …’in tanık olarak beyanına başvurularak, kaza yapan araç sürücüsünün sanık olup olmadığının tespiti için teşhis işlemi yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabule göre de: 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.