Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/7504 E. 2015/32041 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7504
KARAR NO : 2015/32041
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

Tebliğname No : 11 – 2015/288587
MAHKEMESİ : İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : Asıl Karar: 29/04/2015 – Ek Karar: 26.06.2015
NUMARASI : 2015/339 (E) ve 2015/352 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK’nun 232/6. madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda yoklukta verilen hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı “tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 7 gün” şeklinde tereddüte yer verecek biçimde gösterilmesi nedeniyle sanığın 25.06.2015 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilip mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 26.06.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.