Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/7961 E. 2017/1340 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7961
KARAR NO : 2017/1340
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın, katılana ait kimlik bilgilerini kullanarak GSM abonelik sözleşmesini sahte olarak düzenlettirmekten ibaret eyleminin, 10.11.2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” hükmü karşısında; TCK’nın 7/2 maddesi uyarınca lehe olan ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Mahkemece sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 16.02.2006 yerine getirme tarihli 2000/904 E. 2002/1492 K. sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, sanık hakkında olmayan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/6 Esas 2007/99 karar sayılı ilamı ile suç tarihinden sonra 29.01.2010 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olan Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/738-1089 E. K. sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.