Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/8219 E. 2017/2061 K. 21.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8219
KARAR NO : 2017/2061
KARAR TARİHİ : 21.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın müşteki adına sahte abonelik sözleşmeleri düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, gelen müşterilerin kimliklerini kontrol ederek sözleşme yaptıklarını, davaya konu edilen hatların satışının alt bayiler tarafından yapıldığını savunması ve sözleşme ekinde müştekinin kimlik bilgilerinin yer aldığı nüfus cüzdanı fotokopisinin bulunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, hatların satışının sanığın belirttiği gibi alt bayiler tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılıp, suça konu olan hatlara ilişkin HTS raporları getirtilip bu hatlar ile en çok görüşen kişiler dinlenilerek hatları fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hatların ne şekilde alındığının belirlenmesi ve abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzaların müşteki ya da sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında toplanan tüm delillere göre suçun sübutu halinde hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.