Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/9803 E. 2017/4244 K. 06.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9803
KARAR NO : 2017/4244
KARAR TARİHİ : 06.06.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Sanık … hakkında: beraat Sanık … hakkında: mahkumiyet

1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Doktor olan sanığın boşandıktan sonra yeni bir evlilik yapmak istediği, iddet müddetinin kaldırılmasına ilişkin dava kapsamında, hamile olduğunu bildiği halde, hastaneden hamile olmadığına dair rapor temin ederek, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın suçlamayı kabul etmeyerek kendisinin kan verdiğini ve söz konusu raporu aldığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, hamilelik testine esas alınan kan numunesinin kan grubu ile sanığın kan grubunun aynı olup olmadığının ve 05.01.2012 tarihi itibarıyla sanığın hamilelik süresi de gözetilerek, hamile olduğu halde laboratuvar testinin kişinin hamile olmadığına ilişkin hatalı sonuç verme ihtimalinin ne olduğu konusunda bilirkişi raporu temin edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Kabule göre de;
aa)Sanığın radyoloji uzmanı olduğu ve olay tarihinde hamilelik testi verilmesine ilişkin olarak hastanede görevinin bulunmaması, suç konusu raporu düzenleyen diğer sanık hakkında beraat kararı verilmesi, ayrıca sanığın kamu görevlisi olan ve raporu düzenlediği iddia edilen doktorlar ile diğer hastane görevlilerini sahte rapor vermeye azmettirdiğine ilişkin bir delil de olmaması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 204/1 maddesi kapsamında olduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 204/2 maddesi uyarınca cezalandırılması,
bb)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.