Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/9805 E. 2017/6408 K. 05.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9805
KARAR NO : 2017/6408
KARAR TARİHİ : 05.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında, …’e ait aracın ruhsatını alarak, sahte trafik muayenesi yaptırdığından bahisle açılan kamu davasında, belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; suça konu sahte motorlu araç trafik belgesi aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-…’in kollukta alınan ifadesinde sanığa ait fotoğrafın kendisine gösterildiğinde, ‘‘sanığı tanımadığını’’ beyan etmesi ancak savcılıkta alınan ifadesinde sanığın eşgalini tarif etmesi, sanığın ise savcılıkta alınan beyanında ‘‘…’i hatırlayamadığını, muayene yaptırmak için aracı olduğu araç sahiplerinden olabileceğine’’ dair beyanı karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından, mahkemede yapılan yargılama sırasında araç sahibi … ile sanık …….nın yüzleştirilmesi, mümkün olmaması halinde fotoğraf üzerinden teşhis işlemi yaptırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-UYAP üzerinden yapılan sorgulamadan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan çok sayıda dava açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, dosyaların celp edilip, sahtecilik eylemlerinin sahte araç muayene işlemine ilişkin olup olmadığının tespiti ve söz konusu dosyalarda sanığa yönelik iddiaların saptanması ile bu davalara konu olan motorlu araç trafik belgelerinin ve sanığa ait yazı, imza, ve rakam örneklerinin temin edilerek, dosyamızdaki suça konu motorlu araç trafik belgesi ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılarak, tüm muayene işlemlerinde yazı ve imzaların sanığın veya aynı kişinin eli ürünü olup olmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.