Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10216 E. 2016/7436 K. 07.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10216
KARAR NO : 2016/7436
KARAR TARİHİ : 07.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memur olamayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.11.2009’dan itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 17.09.2011’e kadar dava zamanaşımının durduğu kabul edilip, gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin suça konu senedin icra takibine konulduğu “30.04.1999” olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehine olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarı itibariyle tabi olduğu aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, (durma süreleri hariç) suçun işlendiği 30.04.1999 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.11.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİDİR

Dairemizin 07/11/2016 tarih, 2016/10216 Esas, 2016/7436 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki iki sebepten muhalifim.
Sanığın 765 sayılı TCK’nun 342/1, 59/2. maddeleriyle cezalandırılmasına dair Hükmün Açıklanması suretiyle kurulan …3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/07/2014 tarih 2013/545 Esas 2014/232 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 12/11/2009 tarih 2009/23 Esas, 2009/431 Karar sayıyla verilen hükmün CMK’nun 231/6 ve devam maddeleri uyarınca açıklanmasına geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde aynı sanık hakkında ….. 35. Sulh Ceza Mahkemesince 18/06/2013 tarih 2013/765 Esas 2013/521 Karar sayı ile 5237 sayılı TCK’nun 86/2, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca doğrudan ve kesin olarak 2000 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesinde güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 07.11.2016