Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10536 E. 2016/8197 K. 07.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10536
KARAR NO : 2016/8197
KARAR TARİHİ : 07.12.2016

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.04.2016 gün ve 2016-1710 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/04/2016 gün ve 2016/150950 KYB sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2012 tarihli ve 2010/550 esas, 2012/187 sayılı kararının “1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Müştekinin işlenen suçtan dolayı hiçbir zararının bulunmadığını açıklaması karşısında, sabıka kaydı da bulunmayan sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi gereğince cezaların her sanık bakımından bireyselleştirilmek suretiyle verilmesi gerektiği hâlde, sabıka kaydı bulunmayan sanık ile sabıka kaydında mahkumiyet hükümleri bulunan diğer sanıkların durumları birlikte değerlendirilip, “sanıkların kişiliği, fiilden sonraki davranışları dikkate alınarak ileride yeni bir suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle cezalarının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ihbarnamesindeki düşünceler yerinde görüldüğünden … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2012 tarih ve 2010/550 Esas, 2012/187 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince BOZULMASINA, gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.