YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10788
KARAR NO : 2016/6955
KARAR TARİHİ : 13.10.2016
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.06.2016 gün ve 6562-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.06.2016 gün ve 2016/259758 sayılı ihbarnamesi ile; Özel belgede sahtecilik suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair …Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2013 tarihli ve 2012/280 esas, 2013/521 sayılı kararını müteakip, adı geçen sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûm olduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 14/01/2016 tarihli ve 2014/890 esas, 2016/39 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
19/02/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” şeklindeki düzenlemeler karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme gereğince sanığa önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, …Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarih, 2014/890 esas, 2016/39 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın cezasının infaz işlemlerinin durdurulmasına, bunun için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.