YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10912
KARAR NO : 2016/7643
KARAR TARİHİ : 17.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : 1) Sanık … için : 2007 yılında sahte fatura düzenlemek suçu nedeniyle mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2) Sanık … için : 2008 yılında sahte fatura düzenlemek suçu nedeniyle : mahkumiyet
I) Cumhuriyet savcısının, sanık … hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen, 19/02/2015 gün ve 2013/17 Esas, 2015/39 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, vaki isteminin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
II- Sanık … hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen, 19/02/2015 gün ve 2013/17 Esas, 2015/39 Karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin, sanık … hakkında ise 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen, 19/02/2015 gün ve 2013/17 Esas, 2015/39 Karar sayılı mahkumiyet hükmü ve 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen, 08/12/2015 gün ve 2015/281 Esas, 2015/393 Karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- …. Ltd. Şti ortakları ve yetkilileri olan sanıkların 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık …’ın, düzenlediği faturaların sahte olmadığını, düzenlenmiş olduğu tüm faturaların yaptıkları satışlara ilişkin olduğunu, sanık …’ın, o dönem evli olduğu …’un ev hanımların vergilerinin daha düşük olduğunu söyleyerek şirketi üzerine devrettiğini, fakat şirketin tüm işleriyle eşinin ilgilendiğini, kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını savunması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için; suça konu faturalardan birkaçının asılları veya onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıklarının tespit edilmesinden sonra, faturaları kullanan firmalar hakkında düzenlenen varsa vergi raporlarının, karşıt inceleme tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, bu firmalar ve şahıslar hakkında sahte fatura kullanmak suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, suça konu faturaları kullanan şirket yetkililerinin faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıklarının sorulması, sanık …’ın savunmasında geçen …’un beyanının alınarak gerektiğinde, şirket adına düzenlenen belgelerdeki sanıklara atfen atılan imzalar ile faturalar üzerindeki imzaların sanıklar ve … eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı,
2- Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.