Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10928 E. 2016/7639 K. 17.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10928
KARAR NO : 2016/7639
KARAR TARİHİ : 17.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet

5271 sayılı CMK’nun 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca suçun işlendiği tarihten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 16.03.2009 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 24.03.2014 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle, 14.07.2014 günü hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.03.2009 gününden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 11.12.2012 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1, 230, 232 ve 289. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, zincirleme suç hükümlerinin hangi nedenle uygulandığının, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde sadece suçun sübut bulduğundan bahisle gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre;
2- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulanması koşullarından, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, suçun aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun gerçekleşmediği gözetilip farklı tarihlerde düzenlendikleri tespit edilemeyen suça konu bonoların aynı anda kullanılmış olması karşısında, anılan Yasanın 43. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından 5237 sayılı TCK hükümleri lehe olduğu halde 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80. maddeleri uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.