YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11024
KARAR NO : 2018/7679
KARAR TARİHİ : 08.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
02.05.3013 tarihli iddianame ile aynı konuda açılan ve birleştirilen dava hakkında ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; aslı ele geçirilemeyen suça konu sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında; resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, ancak katılan aleyhine “Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı” düzenlenmesine sebep olan sanığın fiilinin, 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 08.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.