YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11449
KARAR NO : 2018/8848
KARAR TARİHİ : 06.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık müdafiinin, sahte fatura kullanma suçu ile defter ve belge ibraz etmeme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Sanık hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan açılan kamu davasında sanığın suçlamayı kabul etmemesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen firma yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)BILD Ltd. Şti’nin 2007 takvim yılına ait defter ve belgelerinin incelenmek üzere 18.09.2012 tarihli yazı ile istendiği, 2009 takvim yılının ticari defter ve belgelerinin ise 28.11.2012 yazı ile istendiği olayda; farklı takvim yıllarına ait defterlerin kısa süre ara ile sanıktan istenmiş olması karşısında 5237 sayılı Yasanın maddesi gereğince zincirleme olarak işlenmiş tek defter ve belge ibraz etmeme suçunu oluşacağı gözetilmeden, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirilen eylemde sanık hakkında iki ayrı defter ve belge ibraz etmeme suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
c)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi