YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11450
KARAR NO : 2019/2567
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan açılan kamu davasında; mükellef tarafından kullanılan sahte faturalardan bir kısmının mükellefiyeti dahi olmayan ve vergi kaydına rastlanmayan şirket ve kişiler adına düzenlenmiş olması, sahte faturaların yüksek tutarlı olması, toplam maliyetler içindeki payının %85’i bulması, bu faturalar dışındaki giderlerinin kira, elektrik faturası, muhasebe gideri ve fatura ödemeleri olduğunun tespit edilmesi ve 2008 yılı yevmiye defteri ile defteri kebir hesaplarının incelenmesi sonucu kasada para olmadığı halde sahte faturaların kullanıldığı dönemlerde söz konusu faturalara ilişkin ödemelerin kasadan nakit olarak ödendiği şeklinde defterlere kaydedildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında “2008” şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, sahte faturaların en son Aralık ayı KDV beyannamesinde kullanıldığı anlaşıldığından, “25.01.2009” olarak Mahkeme tarafından düzeltilmesi; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 12.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.