Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/12447 E. 2019/8995 K. 09.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12447
KARAR NO : 2019/8995
KARAR TARİHİ : 09.12.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

…. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan sanık hakkında, “2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, şirket yetkilisi olarak görünmekle birlikte, şirketin işleyişi ile ilgisinin bulunmadığını, 2010 yılında babasının arkadaşı … vasıtasıyla tanıştığı kendisini… ismiyle tanıtan, gerçekte adının… olduğunu öğrendikleri kişinin şirketi idare ettiğini, gerçek bir ticari faaliyet yürütmek amacıyla ortak oldukları şirketin yasa dışı işlerle uğraştığını fark ettiklerinde savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ve … Vergi Dairesi‘ne durumu bildirdiklerini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-Sanığın savunmasında belirtilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 2012/46289 Soruşturma sayılı dosyası ile sanığın şikayetçi olduğu hususları konu aldığı tespit edilen başkaca soruşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak, tespit edilen dosyaların getirtilip incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi,
2-Sanık hakkında vergi suçu raporu düzenlenmeden önce sanığın yetkilisi olduğu şirkete yönelik herhangi bir ihbarda bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorulması, sanık tarafından düzenlendiği iddia olunan fatura asıllarının dosyaya getirtilmesi, faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3-Faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi halinde; faturaları kullanan şirket yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitiyle duruşmaya celp edilmeleri, CMK‘nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak sanığın savunması doğrultusunda tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, faturaları kullanan tanıklardan faturaları kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları hususlarının ayrıntılı olarak sorulmasından sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
4-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.