YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12886
KARAR NO : 2019/6956
KARAR TARİHİ : 03.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın yetkilisi olduğu şirketin adına 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sırasında, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek faturaların gerçek mal ve hizmet satışına dayandığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, fatura sayısı ve tutarları dikkate alınarak suça konu faturaları kullanan mükelleflerin kimler olduğu ve bu şirket veya kişiler haklarında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı, ilgili şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları kullanan mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belinlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2-Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, yakalama emri üzerine yakalandığı yer mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadığı gibi sanığın avukatı ile birlikte esas mahkemesi huzurunda savunmada bulunacağını ve faturalara ilişkin bütün evraklarını ibraz edeceğini beyan etmesine rağmen, CMK’nin 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.