Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/1333 E. 2016/7475 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1333
KARAR NO : 2016/7475
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırılıcılık, resmi belgede sahtecilik, kaçakçılık
HÜKÜM : Sanıklar …,… ve … : Beraat Sanıklar …, … ve … : Mahkumiyet

18.06.2007 tarihli iddianame ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmasına rağmen bir hüküm verilmemiş ise de; bu suçtan mahallince her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından, sanık … hakkında ise kaçakçılık suçundan verilen karara yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
…sorumlusu olan sanık …’nin kaçakçılık suçuna iştirak ettiği iddia edilmiş ise de, sahte vezne alındıları ve bu alındılara istinaden çıkış işlemlerinden sorumlu memur olan …imzası ile hazırlanan çıkış fişlerine dayanılarak antrepodan araçların çıkarıldığı, sahte vergi alındı makbuzları ile …’nın da aldatılıp çıkış fişlerinin tanzim edildiği; ayrıca, sahte oluşturulan vergi alındı makbuzlarının sonradan iptal edilse bile gümrük işlemlerinde kullanılan … isimli bilgisayar sisteminde beyannamelerin ‘kapandı’ statüsünün değişmediği, sanık tarafından bu beyannamenin açık olduğunu bilmesinin teknik olarak mümkün olamayabileceğinin soruşturma ve bilirkişi raporları ile tespit edildiği, araçların antrepoda kalmasının sanığın çalıştığı …… şirketine kira geliri de sağlayacağı, vergi alındı makbuzlarının sahte olduğunun ancak sistem kontrolü ile anlaşılabileceği, uygulamada kontrol memurunun telefon talimatı ile de antrepodan çıkışın sağlandığı cihetle tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamada yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar …, … ve … hakkında kaçakçılık suçundan verilen hükme ilişen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylem için öngörülen müeyyidenin adli para cezası olduğu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasınında öngörüldüğü; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek; kararın gerekçe kısmında olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
b- …Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2007 tarihli iddianamesi ile …Grup şirketine ait ithalatlarda, 73…, 5955…, 95…, 95…, 106…, 106…, 106…, 118…, 129…, 129… 155…, 155…, 179…, 194… ve 33… numaralı gümrük beyannamelerine konu araçların, sahte evrak tanzim edilip gümrük vergisi ödenmeden yurda girişlerinin sağlandığından bahisle kamu davası açıldığı, iddianamede numaraları yazılı toplam 15 adet beyannameden dava açılmasına rağmen CMK’nun 225. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen iddianamedeki anlatımla bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde iddianamede anlatılmayan beyannameler nedeniyle eksik ödenen vergi miktarı da dahil edilerek belirlenen zararın para cezasının hesabında dikkate alınarak fazla ceza tayini,
3- Sanıklar …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme ilişen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- …Otomotiv İhtisas Gümrük Saymanlık Müdürlüğünde muhasebe görevlisi olan sanık … hakkında dosya kapsamına göre gümrük müsteşarlığı tarafından ön inceleme yapıldığı ancak soruşturma izni verildiğine dair bir kararın dosyada bulunmadığı görülmekle; 4483 sayılı Kanun uyarınca sanık hakkında soruşturma izni alınıp alınmadığı açıkça tespit edilmeden ve denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içinde bulundurulmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- …Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2007 tarihli iddianamesi ile sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte vezne alındıları ve çıkış fişleri düzenleyerek, gümrük vergileri ödenmeden, ithal edilen araçların antrepodan çıkartıldığı iddiası ile açılan davada, sanıklardan …’in … Hava Limanı Gümrük Saymanlık Müdürlüğünde veznedar olduğu, sanık …’ın ise …Otomotiv İhtisas Gümrük Saymanlık Müdürlüğünde görevli memur olduğu ve kamu görevlisi olarak görevleri gereği düzenlemeye yetkili olduklarının anlaşılmış olması karşısında, eylemlerine uyan zincirleme biçimde işlenen memurun resmi belgede sahteciliği ve iştirak suçunun oluştuğu, 5237 sayılı TCK’nun 204/2. maddesi uyarınca hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde aynı yasanın 204/1. maddesi uyarınca eksik ceza tayini,
c- Suça konu vezne alındı makbuzları ile çıkış fişlerinin 5237 sayılı TCK’nun 204/3. maddesinde sayılan Kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden bu hüküm uyarınca cezanın arttırılması isabetsizliği,
4- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde de;
a- 5237 sayılı TCK.nun 158. maddesinde öngörülen adli para cezası azami haddinin 5000 gün olduğu ve TCK.nun 61/8 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olması halinde adli para cezasının bu miktara yükseltilip 62. madde ile indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
b- İddianamede 15 adet beyannameden bahsedildiği ve suçtan elde edilen haksız menfaatin bu beyannamelere konu sahte vergi alındı makbuzları ve çıkış belgeleri üzerinden hesaplanması gerekirken, iddianame dışına çıkılarak 21 adet beyannameye konu vergi zararı üzerinden hesaplanarak fazla adli para cezasına hükmolunması,
5- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.