Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/2725 E. 2016/7562 K. 16.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2725
KARAR NO : 2016/7562
KARAR TARİHİ : 16.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat Sanık … hakkında mahkumiyet

I- Sanık … hakkında verilen kararlara ilişen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre; sanığın, hükümden sonra 18.09.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
II-Sanık … hakkında verilen karara ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesindeki 1 yıldan 3 yıla kadar olan hapis cezasının alt sınırının, sonradan 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanunun 23. maddesiyle “18 ay” olarak değiştirildiği; anılan suçun 08.02.2008 ile 03.07.2009 tarihleri arasında işlenmesi halinde ise öngörülen cezanın 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olduğu cihetle, somut uygulamada hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edildiğine dair bir kabulün bulunmaması da dikkate alındığında; suçun işlendiği 20.06.2009 tarihinde temel cezanın alt sınırının “1 yıl” hapis olduğu gözetilmeden yazılı şekilde “18 ay” üzerinden uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-Defter ve belgelerini vergi incelemesine esas olmak üzere vaki istem üzerine merciine teslim etmediğinden bahisle eylemine uyan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda somut bir zarara yer verilmediği, vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Şu halde sanık hakkında “defter ve belgeleri gizlemek” eylemi nedeniyle CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı cihetle, engel sabıkası bulunmayan ve hükmolunan hapis cezası “tekrar suç işlemeyeceği” kanaatiyle ertelenen sanık hakkında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK’nun 231. maddesinin; uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, yasaya aykırı,
3-Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu yönünden uygulanmayacağı, diğer yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.