Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/2743 E. 2016/7704 K. 21.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2743
KARAR NO : 2016/7704
KARAR TARİHİ : 21.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de alım satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, suça konu fatura aslı veya onaylı suretinden kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulması, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2- 2004 ve 2005 takvim yıllarında “sahte fatura düzenleme” suçlarından açılan kamu davasında, sahte fatura düzenleme suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı aylarda/zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı, suç tarihinin de son faturanın düzenlendiği tarihe göre belirleneceği cihetle; zamanaşımı hususu da gözetilerek, sanık hakkında her takvim yılı için ayrı ayrı hüküm tesisi yerine, kararın gerekçesinde sanığın sahte fatura kullandığı kabul edilip hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olacak şekilde tek suçtan ceza tayini,
3- Tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında TCK’nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
4- Kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan TCK’nun 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluğunun uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.