YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2794
KARAR NO : 2018/37
KARAR TARİHİ : 08.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-2006 yılında sahte fatura düzenlediği iddia olunan sanığın 2006 yılında su nakliyesi işiyle uğraştığını, fatura basım yerinin … ilindeki … Matbaası olduğunu, 2007 yılında şirketi devrettiğini ondan sonrasını bilmediğini, 2006 yılında …. Tic. ile hiçbir bağlantısının olmadığını, suça konu faturaların kendisine ait olmadığını, faturaların üzerinde bulunan petrol şirketi yazılı olan kaşe ve imzaların kendisine ait olmadığını savunması karşısında; sanığın düzenlediği iddia olunan faturaları kullanan şirket yetkililerin veya kişilerin dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak, kimden aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıkları konusunda beyanlarının alınması ve düzenlenen faturalar üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeyen ve yargılama aşamasında katılma talebinde bulunmadığı gibi hakkında katılma kararı da verilmeyen müşteki kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
c)Sahte fatura düzenleme suçunda; suç tarihinin düzenlenen son fatura tarihi olduğu cihetle ve suça konu olan son fatura tarihinin 28.12.2006 olmasına göre, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2006 şeklinde yanlış yazılması,
d)Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.