YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4292
KARAR NO : 2016/7476
KARAR TARİHİ : 09.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Suçtan zarar gören şikayetçi hazine vekilinin 05.08.2013 havale tarihli dilekçesinde davaya katılma isteği bildirilmesine rağmen, mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş ise de; 5271 sayılı CMK’nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında, şikayetçi hazine vekilinin yasa yollarına başvuru hakkı bulunduğu belirlenip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi kurumun davaya katılan, Av. …’ın da katılan kurum vekili olarak kabullerine karar verilerek yapılan incelemede;
1) …Tic. Ltd. şirketinin suç tarihinde ortağı ve müdürü olan sanığın, 2006 takvim yılında …, …, …, …, …s, …, …, Kaplan isimli firmalarca düzenlenmiş ve sahte olduğu iddia edilen faturaları kullandığından bahisle açılan kamu davasında; 14.12.2011 tarih VDENR-2011-1519/15 sayılı vergi inceleme raporunda “suça konu faturaları düzenleyen firmalar hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporları düzenlendiğinin” belirtildiği ancak bu raporların dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, faturaları düzenleyen firmalar hakkındaki vergi raporlarının, karşıt inceleme tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, bu firmalar ve şahıslar hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp, dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen kişi ve şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de; suça konu faturaların en son 2006 yılı Aralık ayına ilişkin KDV bildiriminde kullanılması nedeniyle suç tarihinin takip eden ayın 21. günü olduğu gözetilmeyerek 21.01.2007 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 2006 olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.