Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/4441 E. 2018/883 K. 06.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4441
KARAR NO : 2018/883
KARAR TARİHİ : 06.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan açılan kamu davasında, sanığın iş makinasını… Ltd. Şti’ye kiraladığını, yakıtların bu şirket tarafından karşılandığını, suça konu sahte faturanın bu şirket tarafından … Ltd. Şti’den alınıp kendisine verildiğini, sahte olduğunu bilmediğini savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu faturayı düzenleyen mükellef hakkında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi; kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması; faturanın gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturayı düzenleyenin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen şirket ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması; sahte olduğu iddia edilen faturaları düzenleyen şirket ve … Ltd. Şti. yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek sanığı tanıyıp tanımadıkları, şirket adına yapılan işlemlerde sanıkla muhatap olup olmadıkları sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın kastı da değerlendirilerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a-Suç tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanun’un 359/b-1 maddesinde öngörülen temel cezanın alt sınırının 18 ay olduğu cihetle, lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerektiği gözetilmeden ve teşdit uygulanmasına ilişkin bir gerekçe de gösterilmeden temel cezanın 3 yıl hapis olarak tayini,
b-Dava konusu suçta uygulanması mümkün olmadığı halde TCK’nın 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.