YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5249
KARAR NO : 2018/9622
KARAR TARİHİ : 28.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mükellef olan sanıktan, usulüne uygun tebligat ile istenmiş olmasına rağmen, varlığı noter tasdik kayıtları ile sabit olan 2010-2011 yılı defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği iddia edilerek açılan davada;
1- 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesinde, incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuki sonuç doğurmaması; dosya arasında bulunan vergi suçu raporu ve ekindeki belgelerden sanığın işyerinin tebligat tarihinde faal olmadığına ilişkin bir tespitte bulunulmaması; sanığın savunmasında, kendisinde olan faturaları vergi dairesine ibraz ettiğini, ancak defterleri ibraz edemediğini, defterlerin muhasebecide olduğunu beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için; işyerinin tebligat tarihinde faal olup olmadığının araştırılması, tebligat tarihinde işyerinin faaliyette olmadığının tespiti halinde, vergi incelemesinin işyerinde yapılması zorunluluğunun bulunmadığının ve 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesindeki istisnai şartların varlığının kabulü gerekeceği; faal olduğunun tespiti halinde ise, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesindeki istisnalarından birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi dairesinden sorulup, buna ilişkin bir tespit varsa belgesinin istenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.