YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5313
KARAR NO : 2018/9652
KARAR TARİHİ : 29.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında mütalaa ve vergi suçu raporuna aykırı olarak sahte fatura kullanmak suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanıklar hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, sanıkların her takvim yılı için ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, sanık …’in savunmasında, diğer sanık … ve…’e iş aradığını söylediğini, bu kişilerin kendisine iş bulacağını söyleyerek notere götürüp bir kısım evrakları imzalattırdıklarını, işi için olduğunu düşündüğünü, 150 TL kaparo verdiklerini, kendisini çağıracaklarını söyleyerek gönderdiklerini, bir süre haber beklediğini, haber gelmeyince Denizli’ye çalışmaya gittiğini, vergi dairesinden borç kağıdı gelince haberinin olduğunu ifade etmesi, sanık …’in savunmasında ise, …ve … isimli kardeşler ile kahvehaneden tanığı iki şahsın gelerek şirketlerinin olduğunu, 1000 TL maaş karşılığı çalışmayı teklif ettiklerini, kendisini notere götürdüklerini, evrak imzalattırdıklarını, adı geçen şahısların borçlarının olduğunu, şirketi kendisinin devralmasını, birkaç gün sonra açılış olduğunu, ondan sonra çalışabileceğini söylediklerini, 300 TL para verdiklerini, işsiz olduğu için kabul ettiğini, işe başlamak üzere işyerine gittiğinde kapalı olduğunu ve suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sahte olduğu iddia olunan faturaları kullanan mükellefler hakkında karşıt inceleme raporları düzenlenip düzenlenmediği sorularak mevcut olması halinde karşıt inceleme raporları celbedilip, yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya şahıslar dinlenmek suretiyle faturaları kimden hangi hukuki ilişkiye istinaden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının sorulması, yine sanık …’nin savunmasında adı geçen…’in açık adres ve kimlik bilgileri tespit edilerek çekinme hakkın hatırlatılmak suretiyle ifadesine başvurulması ve gerektiğinde kanaat oluşturacak sayıda fatura temin edilerek faturalar üzerinde yer alan imza ve yazıların sanıklara ve…’e aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve tüm dosya kapsamından 2010 takvim yılında satışına rastlanmayan ve KDV beyannamesi vermeyen şirket tarafından sahte fatura düzenlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde tartışılmadan eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sanıklar hakkında 213 sayılı VUK’nin 359/b-1. maddesi uyarınca tayin olunan 3 yıl hapis cezasından, TCK’nin 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken hapis cezasının 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesi yerine, 4 yıl olarak belirlenmesi ve bu cezadan TCK’nin 62. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle sonuç cezanın 3 yıl 4 ay hapis olarak hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.