YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5624
KARAR NO : 2019/5266
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenlemek ve kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın, 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın suça konu faturaları düzenlemediğini ve kullanmadığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için; öncelikle suça konu faturaların ele geçirildiği arama ve el koyma işlemine dayanak teşkil eden bilgi ve belgeler ile karar ve tutanakların temin edilip, aramanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, aramanın usulüne uygun olduğunun tespiti halinde, suç konusu faturalar sanığa gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kabul etmediği takdirde sanığın yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti yönünden uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması; suç konusu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya mükellefler tanık olarak dinlenilerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının, faturaların verilip alınmasına sanığın iştirakinin olup olmadığının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)“Sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşemeyeceği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/02/2013 tarihli 2013/3556 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hem sahte fatura düzenleme hem de sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açılmasına karşın; her iki eylemi kapsayacak şekilde tek bir mahkumiyet hükmü kurulması,
b)TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.