YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5653
KARAR NO : 2019/5267
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.11.2009 tarih, 2009/6884 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar haklarında “2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile sahte fatura basmak veya sahte basılan faturaları bilerek kullanma” suçları işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı halde söz konusu takvim yılına ilişkin belirtilen suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, sanıklar haklarında “2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile sahte fatura basmak veya sahte basılan faturaları bilerek kullanma” suçlarından mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanıkların 2007 takvim yılında sahte fatura kullandıkları iddiasıyla açılan kamu davasında, sanıkların suçlamaları kabul etmeyerek sahte fatura kullanmadıklarını savunmaları karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; sanıkların kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şahıs/şirket yetkilileri hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılarak yapılmış ise haklarında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretlerinin getirtilerek incelenmesi; aynı kişiler hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığının, açılmış ise akıbetinin araştırılması, haklarında dava açıldığı bildirilen şahıslara ait dava dosyaları getirtilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulması; faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı da araştırılıp, defter ve belgeler üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması; faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak düzenlediklerinin sorulması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanma eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanıklar haklarında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin de gözetilmemesi,
b)Sanıklar hakkında katma değer vergisi yönünden sahte fatura kullanmak suçundan inceleme yapıldığı, bu haliyle suç tarihinin son kullanılan 31.12.2007 tarihli faturanın kullanıldığı beyanname tarihi olan 25.01.2008 tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına 26.11.2008 olarak yazılması,
c)Sanık …‘nın gözaltında kaldığı sürenin TCK’nin 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubunun gerekçeli kararda gözetilmemesi,
d)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık … müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.