YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5702
KARAR NO : 2018/9996
KARAR TARİHİ : 06.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, her takvim yılı için mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediğini, işlerinin kötü gitmesi nedeniyle iflas ettiğini, cezaevinden yeni çıktığını, 1,5 yıl cezaevinde yattığını, kimin yaptığını bilmediğini, adını kullanan kişilerden şikayetçi olduğunu, imza incelemesi yaptırıldığı takdirde suçu işlemediğinin ortaya çıkacağını ifade etmesi, UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanığın suça konu fatuların (57 adet) yoğun olarak düzenlendiği 2009 takvim yılında 02.04.2009 ve 28.12.2009 tarihleri arasında cezaevinde olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte olduğu belirtilen faturaları kullanan mükellefler hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve sanıkları tanıyıp tanımadıklarının sorulması ve her bir takvim yılına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura temin edilip, faturalar üzerinde yer alan imza ve yazıların sanığa aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.