YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6100
KARAR NO : 2019/106
KARAR TARİHİ : 08.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
…. Vergi Dairesi mükellefi olan sanığın, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında, sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde mükellefiyetin kendi adına olduğunu ancak fiilen işleri eşi …. ve eşinin akrabası olan …. isimli şahsın yürüttüğünü, kendisinin faturalardan ve içeriğinden haberinin olmadığını beyan ettiği, mahkemede de bu beyanının doğru olduğunu savunduğu anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, sahte olduğu iddia olunan suça konu faturaları kullanan ilgili şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığı sorulup, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak, kimden aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıkları konusunda beyanlarının alınması, faturalar üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması ve tüm bunların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi
Kabule göre de;
a)Dava şartı olan mütalaa ile iddianamenin sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olması, sanığın bu suçtan savunmasını yapması ve gerekçeli kararda sahte fatura düzenleme eylemi anlatılmasına rağmen, hüküm fıkrasında suç vasfının sahte fatura kullanma şeklinde ifade edilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
ST