Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/6428 E. 2016/7796 K. 23.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6428
KARAR NO : 2016/7796
KARAR TARİHİ : 23.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : 2004 yılında sahte fatura kullanmak suçundan: Düşme 2005 yılında sahte fatura kullanmak suçundan: Mahkumiyet

02.04.2008 gün, 2008/5565-3466 sayılı iddianame ile sanık … hakkında “2003 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan da dava açıldığı ve bu husus Dairemizin 07.02.2013 gün 2012/26971 esas 2013/1892 karar sayılı ilamında belirtildiği halde, bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince her zaman karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
I- Sanık hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan hükme karşı katılan kurum vekilince yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura kulanma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle suçun işlendiği 21.01.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında “2005 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan hükme karşı sanık müdafii ve katılan kurum vekilince yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1) Mediteks… şirketinin ortağı ve yetkilisi olan sanığın 2005 yılında … Gıda… şirketinden 32 adet, Osmanoğulları… şirketinden 8 adet sahte faturayı alıp katma değer vergisi beyannamesinde kullandığından bahisle açılan kamu davasında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, … Gıda…şirketi tarafından düzenlenen fatura örneklerinin temini ve dosyaya konulması sonrasında, faturaları düzenleyen … Gıda… ve ….. şirketleri hakkında varsa vergi raporlarının, karşıt inceleme tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, bu şirketler ve şahıslar hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılarak dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen kişi ve şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı takvim yılında değişik zamanlarda birden fazla sahte fatura kullanılmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması yasaya aykırı,
b) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.