YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6716
KARAR NO : 2016/7096
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın yokluğunda verilen hükmün önce Tebligat Kanunu’nun m. 21/1 fıkrasına göre bildirdiği adreslere, iade gelmesi halinde ise aynı Kanun’un m. 21/2 fıkrasına göre mernis adresine tebliğe çıkarılıp ilgili ihbarnamelerin kapıya yapıştırılması gerekirken, sanığın bildirdiği adreslerden bir tanesine çıkarılıp ilgili ihbarname kapıya yapıştırılmadan 25.11.2013 tarihinde yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu görülmekle, sanık müdafiinin öğrenme üzerine verdiği 20.01.2014 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin kabulüyle yapılan incelemede;
1) Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle, suça konu faturaları kullanan şirketlerden 2007-2011 takvim yıllarına ait faturalar veya onaylı suretlerinden kanaat oluşturacak miktarda temin edilip, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ve her takvim yılında birden fazla faturanın düzenlenmiş olduğu belirlendiği takdirde her takvim yılı için zincirleme biçimde işlenmiş ayrı suçların oluşacağı da gözetilerek tüm bu araştırmaların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.